<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DAVA &#8211; Sunucu Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://sunucugazetesi.com/etiket/dava/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sunucugazetesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 25 May 2024 01:45:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>AVUKAT GÜLSÜN DOYGUN `DAN  BASIN AÇIKLAMASI</title>
		<link>https://sunucugazetesi.com/avukat-gulsun-doygun-dan-basin-aciklamasi-2-h57636.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 May 2024 01:45:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[AÇIKLAMASI]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama AK PARTİLİ AVUKAT GÜLSÜN DOYGUN]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[ADLİ TIP  KURUMU RAPORUNDAN SONRA DAVAYI ÜSTLENDİM]]></category>
		<category><![CDATA[Adli Tıp Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Gülsün Doygun]]></category>
		<category><![CDATA[AVUKAT]]></category>
		<category><![CDATA[avukat Gülsün Doygun]]></category>
		<category><![CDATA[AVUKAT GÜLSÜN DOYGUN `DAN]]></category>
		<category><![CDATA[AVUKAT GÜLSÜN DOYGUN `DAN  BASIN AÇIKLAMASI]]></category>
		<category><![CDATA[AVUKATTAN]]></category>
		<category><![CDATA[AVUKATTAN İLGİNÇ AÇIKLAMA]]></category>
		<category><![CDATA[BASIN]]></category>
		<category><![CDATA[BASIN AÇIKLAMASI]]></category>
		<category><![CDATA[CEZA]]></category>
		<category><![CDATA[CİNSEL İSTİSMAR OLAYI]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[DAVA]]></category>
		<category><![CDATA[GERÇEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[Gülsün Doygun]]></category>
		<category><![CDATA[gündemine oturan]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç olay]]></category>
		<category><![CDATA[İNFİAL]]></category>
		<category><![CDATA[İNFİAL YARATAN CİNSEL İSTİSMAR OLAYI GERÇEĞİ YANSITMIYOR]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul barosu]]></category>
		<category><![CDATA[KATILANA İNSANLIK NAMINA YARDIMCI OLDUM]]></category>
		<category><![CDATA[küçük çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[mahakeme]]></category>
		<category><![CDATA[ÖNCE ŞİKAYET EDİYOR]]></category>
		<category><![CDATA[şantaj]]></category>
		<category><![CDATA[SONRA TANIMADIĞINI SÖYLÜYOR]]></category>
		<category><![CDATA[sülh]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[YALAN VE İFTİRALARLA LİNÇ ETMEYE ÇALIŞTILAR]]></category>
		<category><![CDATA[YANSITMIYOR]]></category>
		<category><![CDATA[YARATAN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/avukat-gulsun-doygun-dan-basin-aciklamasi-2-h57636.html</guid>

					<description><![CDATA[AVUKAT GÜLSÜN DOYGUN `DAN  BASIN AÇIKLAMASI İstanbul Barosuna Bağlı Av. Gülsün Doygun tarafından İNFİAL YARATAN CİNSEL İSTİSMAR OLAYI GERÇEĞİ YANSITMIYOR diye iddiasında bularak basın açıklaması yaptı. Av. Gülsün Doygun, Açıklamasında şu ifadelere yer verdi; Türkiye’nin gündemine oturan küçük çocuğun tehdit ve şantajla 2010 yılından başlayarak sistematik olarak 3 yıl boyunca 15 kişi tarafından cinsel istismar &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<div>AVUKAT GÜLSÜN DOYGUN `DAN  BASIN AÇIKLAMASI</div>
<div></div>
<div>İstanbul Barosuna Bağlı Av. Gülsün Doygun tarafından İNFİAL YARATAN CİNSEL İSTİSMAR OLAYI GERÇEĞİ YANSITMIYOR diye iddiasında bularak basın açıklaması yaptı.</div>
<div></div>
<div>Av. Gülsün Doygun, Açıklamasında şu ifadelere yer verdi;</div>
<div></div>
<div><img decoding="async" src="https://sunucugazetesi.com/wp-content/uploads/2024/05/1716601507_755_AVUKAT-GULSUN-DOYGUN-DAN-BASIN-ACIKLAMASI.fna&#038;oh=03_Q7cD1QHYweJmQ6axrVE63fxtgQhUnexGovxms3879aUy-taCow&#038;oe=66788856.jpeg" alt="Açıklama yok."></div>
<div></div>
<div>Türkiye’nin gündemine oturan küçük çocuğun tehdit ve şantajla 2010 yılından başlayarak sistematik olarak 3 yıl boyunca 15 kişi tarafından cinsel istismar ve tecavüz olaylarına maruz kaldığı iddiasının Adli Tıp Raporuna göre gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. 2010 yılında 13 yaşında olan bir kız çocuğuna sanık avukatı tarafından etek boyu sorusunun da 2024 yılında yani katılanın 27 yaşındayken sorulduğu ortaya çıktı.</div>
<div></div>
<div></div>
<div>2010 Yılında meydana geldiği iddia edilen cinsel istismar olayının 2013 yılında yargıya taşınması ile başlayan dava sürecinde  ortaya atılan iddialar toplumda infiale neden oldu. 15 kişi tarafından sistematik bir şekilde tecavüze uğradığı iddia edilen 13 yaşındaki kızın bakire olduğu ve tecavüze maruz kalmadığına dair Adli Tıp Kurumu ile tespit edildiği halde bir ilçeye, bir mahalleye ve işinde oldukça dürüst ve adil olan bir avukata linç kampanyasına dönüşen bu olayın gerçeklere uzak olduğu aşikar. İki kişinin tutuklu olduğu,  bir kişinin müştekinin hatırlamıyorum  beyanı doğrultusunda tahliye edildiği davada mağdur olan,Müşteki mi? Sanık mı? Avukat mı?</div>
<div></div>
<div>“ADLİ TIP  KURUMU RAPORUNDAN SONRA DAVAYI ÜSTLENDİM”</div>
<div>Av. Gülsün Doygun,  “Sosyal medya üzerinden gerçeği yansıtmayan haberleri yapanlara, yayanlara, yargısız infaz yaparak yorum yapanlara sesleniyorum, sizin vicdanınız var mı? Yok ki yargısız infaz yapıyorsuz! ”</div>
<div></div>
<div> “13 yaşından, 15 kişi tarafından  3 yıl boyunca; tehdit ve şantajla tecavüze maruz kalan bir çocuğun bakire kalabilmesi mümkün mü?  Psikolojisinin  normal kalması mümkün mü ? haksız saldırılarınız ve iftiralarınız  nedeni ile ikame edeceğim tazminat davalarında takdir edilecek tazminatları;  lösemili çocuklara ve Çocuk Esirgeme Kurumlarında ki çocuklara bağışlayacağım.”</div>
<div></div>
<div>ÖNCE ŞİKAYET EDİYOR, SONRA TANIMADIĞINI SÖYLÜYOR</div>
<div>A.A.  2010 yılında, önce okul arkadaşları olmak üzere 15 kişinin tehdit ve şantajına maruz kaldığını beyan ediyor. Ancak savcılık ifadesinde; şantaj edildiği video’yu hiç görmediğini söylüyor.  Şikayet, 3 yıl sonra abisinin telefonunda bazı mesajları yakalaması ve kendisine kızması sonucu korkup karakola gitmesi ile başlıyor. Müşteki birçok kişinin ismini söyleyerek soruşturmanın başlamasına neden oluyor. Yaklaşık 11 yıldır devam eden davada iki sanık tutuklu iken, müştekinin bir sanığı hatırlamıyorum beyanı üzerine 1.5 yıldır  tutuklu bulunan bir şahıs tahliye edildi.</div>
<div></div>
<div>“YALAN VE İFTİRALARLA LİNÇ ETMEYE ÇALIŞTILAR”</div>
<div>Sanık avukatı;  Av. Gülsün Doygun,  İstanbul Anadolu Adalet Sarayı önünde mahkeme aşamaları ile tüm yaşananlar hakkında yaptığı basın açıklaması ise oldukça dikkat çekti. Av. Gülsün Doygun’un zaman zaman hıçkırıklara boğularak anlattıkları, basın açıklamasına iştirak eden onlarca kişiyi şok etti ve hayrete düşürdü.</div>
<div></div>
<div> “ETEK BOYU 13 YAŞINDAKİ BİR KIZ ÇOCUĞUNA SORULMADIĞI GİBİ SORU SORMA MAKSADIM DA ÇARPITILDI”</div>
<div>Onlarca seveni ile Adliye önünde basın açıklaması yapan Av. Gülsün Doygun,</div>
<div>“13 yaşında bir çocuğun; 13 yaşından 16 yaşına kadar; bu denli ürkütücü ve korkutucu olaylara maruz kalması durumunda;  bu durumdan annesinin, babasının, okuldaki öğretmenlerinin ve sınıf arkadaşlarının hiç haberdar olmaması  veya durumu fark etmemesi mümkün mü? Yada 13 yaşında bir çocuğun bu denli ürkütücü ve korkutucu olaylara maruz kalıp; bedensel ve ruhsal sağlıklı kalabilmesi mümkün mü? “Eğitim gördüğü okulunda etek boyunu kısaltarak, hayatın olağan akışı içinde hareket ederek dolaşabilmesi mümkün mü?” Zira katılanın o dönemde okulunda; etek boyunu kısaltarak dolaştığı, sınıfındaki en yakın arkadaşalarının; tarafıma aktardığı bilgidir ki katılanın; çekimser, ürkek, içine kapanık; davranmadığını ortaya koyan bir durumdur! İddia edilen onca korkunç ve tüyler ürpertici olaylara rağmen katılanın; hayatının olağan akışta olduğunu, mahkemeye ispat etmek maksadı ile  sorduğum bir soruyu sosyal medya haberleri ve yorumları ile amansızca ve vicdansızca çarpıtanlara diyorum ki bir daha bilmeden yorum yapmayın ve yargısız infazdan sakının!</div>
<div>İddia edilen tecavüz olaylarının meydana gelmediği Adli Tıp Kurumu’nun raporu ile sabit olduğu halde katılanın,  hayatın olağan akışına aykırı beyanlarına dayalı olarak; yargılama 11 yıldır devam etmektedir. Bu  durum sanık  müdafi olarak bende ve müvekkillerde ızdırap haline geldi.  Yargılamayı yapan mahkemenin; sadece ve sadece katılanın;  akla, mantığa ve hayatın olağan akışına  uygun olmayan iddialarına  itibar etmesi ve bu iddialara göre karar verdiği için bu sefer o dönemde katılanın eğitim gördüğü öğretmenleri ve yakın sınıf arkadaşlarını araştırdım ve buldum.Katılanın o dönemde okuldaki hal ve davranışlarını sordum, katılanın sınıf ve yakın arkadaşları; katılanın o dönemde hal ve davranışlarında tecavüze uğrayan bir çocuk psikolojisinde olmadığını hatta gayet huzurlu ve neşeli olduğunu   ve okulda okul formasını da kısaltması nedeni ile sık sık öğretmenlerinin ikazına bile maruz kaldığını beyan ettiler.Tanıkları o celse müsait olmadıkları için duruşmada hazır etme imkanı bulamadım. Tanıklar o celse hazır olsa idi bu soruyu zaten katılana sormak durumunda kalmıyacaktım! Ama müvekkiller  tutuklu yargılandığı ve en temel hak olan kişi hürriyetlerinden yoksun oldukları için en azından katılana sorarsam belki doğruyu söylerse mahkemenin dikkatini bu noktaya çekebilirim düşüncesi ile   18.04.2024 tarihinde ki duruşmada “etek boyunu kısaltmaması ve daha usturuplu davranması ile ilgili öğretmenlerin uyarıları var mıydı ” şeklinde bir soru sordum. Bu soruyu şu an 27 yaşında olan katılana sordum.Amacım katılanın iddia ettiği korkunç tecavüz olaylarına rağmen psikolojisine yansıyan bir durumun olmadığını ortaya koymaktı.Zira katılan korkunç iddialarına rağmen  okulda hayatını; hayatın olağan akışına göre devam ettirmekte; davranışlarında üzüntü, içe kapanıklık, çekingenlik  gibi depresyon hali gibi durumlar bulunmamaktadır.Yargılamayı yapan mahkemeye; katılanın korkunç ve tüyler ürpertici  iddialarına rağmen davranışlarında bu iddiaların sonucu olabilecek hal ve durumun olmadığını ispata çalışmak için sorduğum soru; sosyal medya haber ve yorumlarında “katılan kısa etek giymişse iddia edilen cinsel istismar edilen olaylarını hak etmiştir” gibi amansız, pervasız saptırmalar yapılmıştır.El insaf! El insaf! Hilkat garibesi  diyorum bu  yorumlara! Aslında sadece bu soru değil katılanın beyanlarının doğru olmadığına yargılamayı yapan mahkemenin dikkatini çekmek için diğer  sanık müdafisi, sanıklar ve ben bir çok soru sormak istedik lakin yargılamayı yapan mahkece sorularımız kısıtlandığı ve sorduğumuz sorularla ilgili katılan yönlendirildiği için duruşmada gerginlik çıktı ve  duruşmaya ara verildi. Yargılamayı yapan mahkemece savunma hakkı kısıtlanmasa ve soru katılana yöneltilse idi zaten maksadım anlaşılmış olacaktı ki ve her nasıl olduysa; duruşmada sorduğum sorulardan sadece ve sadece “etek boyu kelimesi  cımbızlanmak “ sureti ile sosyal medyada haber edildi. Sosyalmedya haberlerinde soru sormaktaki maksadım çarpıtılarak bambaşka noktalara taşındı ve şahsımla ve tüm değerlerimle  ilgili haksız linç etme harekatı başlatıldı”</div>
<div></div>
<div>“ KATILANA İNSANLIK NAMINA YARDIMCI OLDUM”</div>
<div>Yargılamaya konu olayın katılanı, şu an 27 yaşında olup; evlidir. Katılan  ve ailesi 14 yıl sonra yargılamaya konu olayın haber yapılması ile ilgili rahatsızlık duymuş ve konunun haber yapılmasını istememişlerdir.13 Mayıs 2024 tarihinde yargılamaya konu olayın haber yapılması ile ilgili rahatsızlıklarına  vakıf oldum, katılanın annesi ile birlikte  haberin   yapılmaması ile ilgili gün boyu yoğun telefon trafiği yaparak haberi yapan basın görevlisi ve haberi yapan kurumun yetkilisi ile görüştük;   ricada bulunduk. Haberi yapan kurumun yetkilisi; haber konusunda katılanın ailesinin hassasiyeti nedeni ile  haberlerin görsel basında yayınlamayacağını tarafıma bildirdi.  Ancak 14.05.2024 tarihinde de haberin sosyal medyada paylaşılmaya devam etmesi nedeni ile aynı gün   katılan ve eşi ile birlikte haberle ilgili erişim engeli müracaatı için İstanbul Anadolu Adliyesinde görüştük. Katılanca ve tarafımca habere erişim engeli getirilmesi ile ilgili ayrı ayrı Sulh Ceza Hakimliği’ne müracaatta bulunuldu. Sanık müdafi olmama rağmen sadece insani mülahazalarla; katılana ve ailesine bu süreçte  yardımcı olmama rağmen  ad ve soy adlarını kamu oyunda paylaşacağım yönünde tehdit ettiğime dair iddialar akıl almaz ve korkunç iddialardır.</div>
<div></div>
<div>İftira atarak, haksız suçlamalarda bulunarak toplumun yüksek hassasiyet duyduğu kadın ve çocuk konusunda gereken özen ve araştırmayı yapmadan haber yaparak  toplumda  infial oluşturulmuş ve  gereksiz yere insanların üzülmesi ve huzursuz olmasına sebep olunmuştur.Nitekim korkunç bir senaryo ile oluşturulup; sosyal medyaya servis edilen haberlerle bir ilçenin, bir mahallenin insanları da zan altında bırakılmıştır.! Şahsımın maruz kaldığı haksızlığı ve zulmü anlatmaya da kelimeler yetmemektedir.”</div>
<div></div>
<div>AV. GÜLSÜN DOYGUN</div>
<div></div>
<div>HABER MERKEZİ</div>
<p> </p>
<p><iframe title="AVUKAT GÜLSÜN DOYGUN  `DAN  BASIN AÇIKLAMASI" width="618" height="348" src="https://www.youtube.com/embed/NIuEhk0azk4?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AVUKAT GÜLSÜN DOYGUN `DAN  BASIN AÇIKLAMASI</title>
		<link>https://sunucugazetesi.com/avukat-gulsun-doygun-dan-basin-aciklamasi-h57634.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 May 2024 01:04:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[AÇIKLAMASI]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama AK PARTİLİ AVUKAT GÜLSÜN DOYGUN]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[ADLİ TIP  KURUMU RAPORUNDAN SONRA DAVAYI ÜSTLENDİM]]></category>
		<category><![CDATA[Adli Tıp Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Gülsün Doygun]]></category>
		<category><![CDATA[AV. GÜLSÜN DOYGUN `DAN  BASIN AÇIKLAMASI]]></category>
		<category><![CDATA[AVUKAT]]></category>
		<category><![CDATA[avukat Gülsün Doygun]]></category>
		<category><![CDATA[AVUKAT GÜLSÜN DOYGUN `DAN]]></category>
		<category><![CDATA[AVUKAT GÜLSÜN DOYGUN `DAN  BASIN AÇIKLAMASI]]></category>
		<category><![CDATA[AVUKATTAN]]></category>
		<category><![CDATA[AVUKATTAN İLGİNÇ AÇIKLAMA]]></category>
		<category><![CDATA[BASIN]]></category>
		<category><![CDATA[BASIN AÇIKLAMASI]]></category>
		<category><![CDATA[CEZA]]></category>
		<category><![CDATA[CİNSEL İSTİSMAR OLAYI]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[DAVA]]></category>
		<category><![CDATA[GERÇEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[Gülsün Doygun]]></category>
		<category><![CDATA[gündemine oturan]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç olay]]></category>
		<category><![CDATA[İNFİAL]]></category>
		<category><![CDATA[İNFİAL YARATAN CİNSEL İSTİSMAR OLAYI GERÇEĞİ YANSITMIYOR]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul barosu]]></category>
		<category><![CDATA[KATILANA İNSANLIK NAMINA YARDIMCI OLDUM]]></category>
		<category><![CDATA[küçük çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[mahakeme]]></category>
		<category><![CDATA[ÖNCE ŞİKAYET EDİYOR]]></category>
		<category><![CDATA[şantaj]]></category>
		<category><![CDATA[SONRA TANIMADIĞINI SÖYLÜYOR]]></category>
		<category><![CDATA[sülh]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[YALAN VE İFTİRALARLA LİNÇ ETMEYE ÇALIŞTILAR]]></category>
		<category><![CDATA[YANSITMIYOR]]></category>
		<category><![CDATA[YARATAN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/avukat-gulsun-doygun-dan-basin-aciklamasi-h57634.html</guid>

					<description><![CDATA[AVUKAT GÜLSÜN DOYGUN `DAN  BASIN AÇIKLAMASI İstanbul Barosuna Bağlı Av. Gülsün Doygun tarafından İNFİAL YARATAN CİNSEL İSTİSMAR OLAYI GERÇEĞİ YANSITMIYOR diye iddiasında bularak basın açıklaması yaptı. Av. Gülsün Doygun, Açıklamasında şu ifadelere yer verdi; Türkiye’nin gündemine oturan küçük çocuğun tehdit ve şantajla 2010 yılından başlayarak sistematik olarak 3 yıl boyunca 15 kişi tarafından cinsel istismar &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<div>AVUKAT GÜLSÜN DOYGUN `DAN  BASIN AÇIKLAMASI</div>
<div></div>
<div>İstanbul Barosuna Bağlı Av. Gülsün Doygun tarafından İNFİAL YARATAN CİNSEL İSTİSMAR OLAYI GERÇEĞİ YANSITMIYOR diye iddiasında bularak basın açıklaması yaptı.</div>
<div></div>
<div>Av. Gülsün Doygun, Açıklamasında şu ifadelere yer verdi;</div>
<div></div>
<div>Türkiye’nin gündemine oturan küçük çocuğun tehdit ve şantajla 2010 yılından başlayarak sistematik olarak 3 yıl boyunca 15 kişi tarafından cinsel istismar ve tecavüz olaylarına maruz kaldığı iddiasının Adli Tıp Raporuna göre gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. 2010 yılında 13 yaşında olan bir kız çocuğuna sanık avukatı tarafından etek boyu sorusunun da 2024 yılında yani katılanın 27 yaşındayken sorulduğu ortaya çıktı.</div>
<div></div>
<div></div>
<div><img decoding="async" src="https://sunucugazetesi.com/wp-content/uploads/2024/05/AVUKAT-GULSUN-DOYGUN-DAN-BASIN-ACIKLAMASI.fna&#038;oh=03_Q7cD1QH4QAvmK92rliH0ZLe2FrIv25V4GYcIMeoC4eyrCmLknA&#038;oe=6678C0F2.jpeg" alt="Açıklama yok."></div>
<div></div>
<div>2010 Yılında meydana geldiği iddia edilen cinsel istismar olayının 2013 yılında yargıya taşınması ile başlayan dava sürecinde  ortaya atılan iddialar toplumda infiale neden oldu. 15 kişi tarafından sistematik bir şekilde tecavüze uğradığı iddia edilen 13 yaşındaki kızın bakire olduğu ve tecavüze maruz kalmadığına dair Adli Tıp Kurumu ile tespit edildiği halde bir ilçeye, bir mahalleye ve işinde oldukça dürüst ve adil olan bir avukata linç kampanyasına dönüşen bu olayın gerçeklere uzak olduğu aşikar. İki kişinin tutuklu olduğu,  bir kişinin müştekinin hatırlamıyorum  beyanı doğrultusunda tahliye edildiği davada mağdur olan, Müşteki mi? Sanık mı? Avukat mı?</div>
<div></div>
<div></div>
<div><img decoding="async" src="https://sunucugazetesi.com/wp-content/uploads/2024/05/AVUKAT-GULSUN-DOYGUN-DAN-BASIN-ACIKLAMASI.fna&#038;oh=03_Q7cD1QHYweJmQ6axrVE63fxtgQhUnexGovxms3879aUy-taCow&#038;oe=66788856.jpeg" alt="Açıklama yok."></div>
<div></div>
<div>“ADLİ TIP  KURUMU RAPORUNDAN SONRA DAVAYI ÜSTLENDİM”</div>
<div>Av. Gülsün Doygun,  “Sosyal medya üzerinden gerçeği yansıtmayan haberleri yapanlara, yayanlara, yargısız infaz yaparak yorum yapanlara sesleniyorum, sizin vicdanınız var mı? Yok ki yargısız infaz yapıyorsuz! ”</div>
<div> “13 yaşından, 15 kişi tarafından  3 yıl boyunca; tehdit ve şantajla tecavüze maruz kalan bir çocuğun bakire kalabilmesi mümkün mü?  Psikolojisinin  normal kalması mümkün mü ? haksız saldırılarınız ve iftiralarınız  nedeni ile ikame edeceğim tazminat davalarında takdir edilecek tazminatları;  lösemili çocuklara ve Çocuk Esirgeme Kurumlarında ki çocuklara bağışlayacağım.”</div>
<div>ÖNCE ŞİKAYET EDİYOR, SONRA TANIMADIĞINI SÖYLÜYOR</div>
<div>A.A.  2010 yılında, önce okul arkadaşları olmak üzere 15 kişinin tehdit ve şantajına maruz kaldığını beyan ediyor. Ancak savcılık ifadesinde; şantaj edildiği video’yu hiç görmediğini söylüyor.  Şikayet, 3 yıl sonra abisinin telefonunda bazı mesajları yakalaması ve kendisine kızması sonucu korkup karakola gitmesi ile başlıyor. Müşteki birçok kişinin ismini söyleyerek soruşturmanın başlamasına neden oluyor. Yaklaşık 11 yıldır devam eden davada iki sanık tutuklu iken, müştekinin bir sanığı hatırlamıyorum beyanı üzerine 1.5 yıldır  tutuklu bulunan bir şahıs tahliye edildi.</div>
<div>“YALAN VE İFTİRALARLA LİNÇ ETMEYE ÇALIŞTILAR”</div>
<div>Sanık avukatı;  Av. Gülsün Doygun,  İstanbul Anadolu Adalet Sarayı önünde mahkeme aşamaları ile tüm yaşananlar hakkında yaptığı basın açıklaması ise oldukça dikkat çekti. Av. Gülsün Doygun’un zaman zaman hıçkırıklara boğularak anlattıkları, basın açıklamasına iştirak eden onlarca kişiyi şok etti ve hayrete düşürdü.</div>
<div> “ETEK BOYU 13 YAŞINDAKİ BİR KIZ ÇOCUĞUNA SORULMADIĞI GİBİ SORU SORMA MAKSADIM DA ÇARPITILDI”</div>
<div>Onlarca seveni ile Adliye önünde basın açıklaması yapan Av. Gülsün Doygun,</div>
<div>“13 yaşında bir çocuğun; 13 yaşından 16 yaşına kadar; bu denli ürkütücü ve korkutucu olaylara maruz kalması durumunda;  bu durumdan annesinin, babasının, okuldaki öğretmenlerinin ve sınıf arkadaşlarının hiç haberdar olmaması  veya durumu fark etmemesi mümkün mü? Yada 13 yaşında bir çocuğun bu denli ürkütücü ve korkutucu olaylara maruz kalıp; bedensel ve ruhsal sağlıklı kalabilmesi mümkün mü? “Eğitim gördüğü okulunda etek boyunu kısaltarak, hayatın olağan akışı içinde hareket ederek dolaşabilmesi mümkün mü?” Zira katılanın o dönemde okulunda; etek boyunu kısaltarak dolaştığı, sınıfındaki en yakın arkadaşalarının; tarafıma aktardığı bilgidir ki katılanın; çekimser, ürkek, içine kapanık; davranmadığını ortaya koyan bir durumdur! İddia edilen onca korkunç ve tüyler ürpertici olaylara rağmen katılanın; hayatının olağan akışta olduğunu, mahkemeye ispat etmek maksadı ile  sorduğum bir soruyu sosyal medya haberleri ve yorumları ile amansızca ve vicdansızca çarpıtanlara diyorum ki bir daha bilmeden yorum yapmayın ve yargısız infazdan sakının!</div>
<div>İddia edilen tecavüz olaylarının meydana gelmediği Adli Tıp Kurumu’nun raporu ile sabit olduğu halde katılanın,  hayatın olağan akışına aykırı beyanlarına dayalı olarak; yargılama 11 yıldır devam etmektedir. Bu  durum sanık  müdafi olarak bende ve müvekkillerde ızdırap haline geldi.  Yargılamayı yapan mahkemenin; sadece ve sadece katılanın;  akla, mantığa ve hayatın olağan akışına  uygun olmayan iddialarına  itibar etmesi ve bu iddialara göre karar verdiği için bu sefer o dönemde katılanın eğitim gördüğü öğretmenleri ve yakın sınıf arkadaşlarını araştırdım ve buldum.Katılanın o dönemde okuldaki hal ve davranışlarını sordum, katılanın sınıf ve yakın arkadaşları; katılanın o dönemde hal ve davranışlarında tecavüze uğrayan bir çocuk psikolojisinde olmadığını hatta gayet huzurlu ve neşeli olduğunu   ve okulda okul formasını da kısaltması nedeni ile sık sık öğretmenlerinin ikazına bile maruz kaldığını beyan ettiler.Tanıkları o celse müsait olmadıkları için duruşmada hazır etme imkanı bulamadım. Tanıklar o celse hazır olsa idi bu soruyu zaten katılana sormak durumunda kalmıyacaktım! Ama müvekkiller  tutuklu yargılandığı ve en temel hak olan kişi hürriyetlerinden yoksun oldukları için en azından katılana sorarsam belki doğruyu söylerse mahkemenin dikkatini bu noktaya çekebilirim düşüncesi ile   18.04.2024 tarihinde ki duruşmada “etek boyunu kısaltmaması ve daha usturuplu davranması ile ilgili öğretmenlerin uyarıları var mıydı ” şeklinde bir soru sordum. Bu soruyu şu an 27 yaşında olan katılana sordum.Amacım katılanın iddia ettiği korkunç tecavüz olaylarına rağmen psikolojisine yansıyan bir durumun olmadığını ortaya koymaktı.Zira katılan korkunç iddialarına rağmen  okulda hayatını; hayatın olağan akışına göre devam ettirmekte; davranışlarında üzüntü, içe kapanıklık, çekingenlik  gibi depresyon hali gibi durumlar bulunmamaktadır.Yargılamayı yapan mahkemeye; katılanın korkunç ve tüyler ürpertici  iddialarına rağmen davranışlarında bu iddiaların sonucu olabilecek hal ve durumun olmadığını ispata çalışmak için sorduğum soru; sosyal medya haber ve yorumlarında “katılan kısa etek giymişse iddia edilen cinsel istismar edilen olaylarını hak etmiştir” gibi amansız, pervasız saptırmalar yapılmıştır.El insaf! El insaf! Hilkat garibesi  diyorum bu  yorumlara! Aslında sadece bu soru değil katılanın beyanlarının doğru olmadığına yargılamayı yapan mahkemenin dikkatini çekmek için diğer  sanık müdafisi, sanıklar ve ben bir çok soru sormak istedik lakin yargılamayı yapan mahkece sorularımız kısıtlandığı ve sorduğumuz sorularla ilgili katılan yönlendirildiği için duruşmada gerginlik çıktı ve  duruşmaya ara verildi. Yargılamayı yapan mahkemece savunma hakkı kısıtlanmasa ve soru katılana yöneltilse idi zaten maksadım anlaşılmış olacaktı ki ve her nasıl olduysa; duruşmada sorduğum sorulardan sadece ve sadece “etek boyu kelimesi  cımbızlanmak “ sureti ile sosyal medyada haber edildi. Sosyalmedya haberlerinde soru sormaktaki maksadım çarpıtılarak bambaşka noktalara taşındı ve şahsımla ve tüm değerlerimle  ilgili haksız linç etme harekatı başlatıldı”</div>
<div>“ KATILANA İNSANLIK NAMINA YARDIMCI OLDUM”</div>
<div>Yargılamaya konu olayın katılanı, şu an 27 yaşında olup; evlidir. Katılan  ve ailesi 14 yıl sonra yargılamaya konu olayın haber yapılması ile ilgili rahatsızlık duymuş ve konunun haber yapılmasını istememişlerdir.13 Mayıs 2024 tarihinde yargılamaya konu olayın haber yapılması ile ilgili rahatsızlıklarına  vakıf oldum, katılanın annesi ile birlikte  haberin   yapılmaması ile ilgili gün boyu yoğun telefon trafiği yaparak haberi yapan basın görevlisi ve haberi yapan kurumun yetkilisi ile görüştük;   ricada bulunduk. Haberi yapan kurumun yetkilisi; haber konusunda katılanın ailesinin hassasiyeti nedeni ile  haberlerin görsel basında yayınlamayacağını tarafıma bildirdi.  Ancak 14.05.2024 tarihinde de haberin sosyal medyada paylaşılmaya devam etmesi nedeni ile aynı gün   katılan ve eşi ile birlikte haberle ilgili erişim engeli müracaatı için İstanbul Anadolu Adliyesinde görüştük. Katılanca ve tarafımca habere erişim engeli getirilmesi ile ilgili ayrı ayrı Sulh Ceza Hakimliği’ne müracaatta bulunuldu. Sanık müdafi olmama rağmen sadece insani mülahazalarla; katılana ve ailesine bu süreçte  yardımcı olmama rağmen  ad ve soy adlarını kamu oyunda paylaşacağım yönünde tehdit ettiğime dair iddialar akıl almaz ve korkunç iddialardır.</div>
<div>İftira atarak, haksız suçlamalarda bulunarak toplumun yüksek hassasiyet duyduğu kadın ve çocuk konusunda gereken özen ve araştırmayı yapmadan haber yaparak  toplumda  infial oluşturulmuş ve  gereksiz yere insanların üzülmesi ve huzursuz olmasına sebep olunmuştur.Nitekim korkunç bir senaryo ile oluşturulup; sosyal medyaya servis edilen haberlerle bir ilçenin, bir mahallenin insanları da zan altında bırakılmıştır.! Şahsımın maruz kaldığı haksızlığı ve zulmü anlatmaya da kelimeler yetmemektedir.”</div>
<div>AV. GÜLSÜN DOYGUN</div>
<div></div>
<div>HABER MERKEZİ</div>
<p> </p>
<p><iframe title="AVUKAT GÜLSÜN DOYGUN  `DAN  BASIN AÇIKLAMASI" width="618" height="348" src="https://www.youtube.com/embed/NIuEhk0azk4?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AVUKATTAN İLGİNÇ AÇIKLAMA </title>
		<link>https://sunucugazetesi.com/avukattan-ilginc-aciklama-h57603.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 May 2024 12:55:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[ADLİ TIP  KURUMU RAPORUNDAN SONRA DAVAYI ÜSTLENDİM]]></category>
		<category><![CDATA[Adli Tıp Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Gülsün Doygun]]></category>
		<category><![CDATA[AVUKAT]]></category>
		<category><![CDATA[avukat Gülsün Doygun]]></category>
		<category><![CDATA[AVUKATTAN]]></category>
		<category><![CDATA[AVUKATTAN İLGİNÇ AÇIKLAMA]]></category>
		<category><![CDATA[BASIN]]></category>
		<category><![CDATA[BASIN AÇIKLAMASI]]></category>
		<category><![CDATA[CEZA]]></category>
		<category><![CDATA[CİNSEL İSTİSMAR OLAYI]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[DAVA]]></category>
		<category><![CDATA[GERÇEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[Gülsün Doygun]]></category>
		<category><![CDATA[gündemine oturan]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç olay]]></category>
		<category><![CDATA[İNFİAL]]></category>
		<category><![CDATA[İNFİAL YARATAN CİNSEL İSTİSMAR OLAYI GERÇEĞİ YANSITMIYOR]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul barosu]]></category>
		<category><![CDATA[KATILANA İNSANLIK NAMINA YARDIMCI OLDUM]]></category>
		<category><![CDATA[küçük çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[mahakeme]]></category>
		<category><![CDATA[ÖNCE ŞİKAYET EDİYOR]]></category>
		<category><![CDATA[şantaj]]></category>
		<category><![CDATA[SONRA TANIMADIĞINI SÖYLÜYOR]]></category>
		<category><![CDATA[sülh]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[YALAN VE İFTİRALARLA LİNÇ ETMEYE ÇALIŞTILAR]]></category>
		<category><![CDATA[YANSITMIYOR]]></category>
		<category><![CDATA[YARATAN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/avukattan-ilginc-aciklama-h57603.html</guid>

					<description><![CDATA[AVUKATTAN İLGİNÇ AÇIKLAMA İstanbul Barosuna Bağlı Av. Gülsün Doygun tarafından İNFİAL YARATAN CİNSEL İSTİSMAR OLAYI GERÇEĞİ YANSITMIYOR diye iddiasında bularak basın açıklaması yaptı. Av. Gülsün Doygun, Açıklamasında şu ifadelere yer verdi; Türkiye’nin gündemine oturan küçük çocuğun tehdit ve şantajla 2010 yılından başlayarak sistematik olarak 3 yıl boyunca 15 kişi tarafından cinsel istismar ve tecavüz olaylarına &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<div>AVUKATTAN İLGİNÇ AÇIKLAMA</div>
<div></div>
<div>İstanbul Barosuna Bağlı Av. Gülsün Doygun tarafından İNFİAL YARATAN CİNSEL İSTİSMAR OLAYI GERÇEĞİ YANSITMIYOR diye iddiasında bularak basın açıklaması yaptı.</div>
<div></div>
<div>Av. Gülsün Doygun, Açıklamasında şu ifadelere yer verdi;</div>
<div></div>
<div>Türkiye’nin gündemine oturan küçük çocuğun tehdit ve şantajla 2010 yılından başlayarak sistematik olarak 3 yıl boyunca 15 kişi tarafından cinsel istismar ve tecavüz olaylarına maruz kaldığı iddiasının Adli Tıp Raporuna göre gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. 2010 yılında 13 yaşında olan bir kız çocuğuna sanık avukatı tarafından etek boyu sorusunun da 2024 yılında yani katılanın 27 yaşındayken sorulduğu ortaya çıktı.</div>
<div></div>
<div>2010 Yılında meydana geldiği iddia edilen cinsel istismar olayının 2013 yılında yargıya taşınması ile başlayan dava sürecinde  ortaya atılan iddialar toplumda infiale neden oldu. 15 kişi tarafından sistematik bir şekilde tecavüze uğradığı iddia edilen 13 yaşındaki kızın bakire olduğu ve tecavüze maruz kalmadığına dair Adli Tıp Kurumu ile tespit edildiği halde bir ilçeye, bir mahalleye ve işinde oldukça dürüst ve adil olan bir avukata linç kampanyasına dönüşen bu olayın gerçeklere uzak olduğu aşikar. İki kişinin tutuklu olduğu,  bir kişinin müştekinin hatırlamıyorum  beyanı doğrultusunda tahliye edildiği davada mağdur olan,Müşteki mi? Sanık mı? Avukat mı?</div>
<div></div>
<div>“ADLİ TIP  KURUMU RAPORUNDAN SONRA DAVAYI ÜSTLENDİM”</div>
<div>Av. Gülsün Doygun,  “Sosyal medya üzerinden gerçeği yansıtmayan haberleri yapanlara, yayanlara, yargısız infaz yaparak yorum yapanlara sesleniyorum, sizin vicdanınız var mı? Yok ki yargısız infaz yapıyorsuz! ”</div>
<div></div>
<div> “13 yaşından, 15 kişi tarafından  3 yıl boyunca; tehdit ve şantajla tecavüze maruz kalan bir çocuğun bakire kalabilmesi mümkün mü?  Psikolojisinin  normal kalması mümkün mü ? haksız saldırılarınız ve iftiralarınız  nedeni ile ikame edeceğim tazminat davalarında takdir edilecek tazminatları;  lösemili çocuklara ve Çocuk Esirgeme Kurumlarında ki çocuklara bağışlayacağım.”</div>
<div></div>
<div>ÖNCE ŞİKAYET EDİYOR, SONRA TANIMADIĞINI SÖYLÜYOR</div>
<div>A.A.  2010 yılında, önce okul arkadaşları olmak üzere 15 kişinin tehdit ve şantajına maruz kaldığını beyan ediyor. Ancak savcılık ifadesinde; şantaj edildiği video’yu hiç görmediğini söylüyor.  Şikayet, 3 yıl sonra abisinin telefonunda bazı mesajları yakalaması ve kendisine kızması sonucu korkup karakola gitmesi ile başlıyor. Müşteki birçok kişinin ismini söyleyerek soruşturmanın başlamasına neden oluyor. Yaklaşık 11 yıldır devam eden davada iki sanık tutuklu iken, müştekinin bir sanığı hatırlamıyorum beyanı üzerine 1.5 yıldır  tutuklu bulunan bir şahıs tahliye edildi.</div>
<div></div>
<div>“YALAN VE İFTİRALARLA LİNÇ ETMEYE ÇALIŞTILAR”</div>
<div>Sanık avukatı;  Av. Gülsün Doygun,  İstanbul Anadolu Adalet Sarayı önünde mahkeme aşamaları ile tüm yaşananlar hakkında yaptığı basın açıklaması ise oldukça dikkat çekti. Av. Gülsün Doygun’un zaman zaman hıçkırıklara boğularak anlattıkları, basın açıklamasına iştirak eden onlarca kişiyi şok etti ve hayrete düşürdü.</div>
<div></div>
<div> “ETEK BOYU 13 YAŞINDAKİ BİR KIZ ÇOCUĞUNA SORULMADIĞI GİBİ SORU SORMA MAKSADIM DA ÇARPITILDI”</div>
<div>Onlarca seveni ile Adliye önünde basın açıklaması yapan Av. Gülsün Doygun,</div>
<div>“13 yaşında bir çocuğun; 13 yaşından 16 yaşına kadar; bu denli ürkütücü ve korkutucu olaylara maruz kalması durumunda;  bu durumdan annesinin, babasının, okuldaki öğretmenlerinin ve sınıf arkadaşlarının hiç haberdar olmaması  veya durumu fark etmemesi mümkün mü? Yada 13 yaşında bir çocuğun bu denli ürkütücü ve korkutucu olaylara maruz kalıp; bedensel ve ruhsal sağlıklı kalabilmesi mümkün mü? “Eğitim gördüğü okulunda etek boyunu kısaltarak, hayatın olağan akışı içinde hareket ederek dolaşabilmesi mümkün mü?” Zira katılanın o dönemde okulunda; etek boyunu kısaltarak dolaştığı, sınıfındaki en yakın arkadaşalarının; tarafıma aktardığı bilgidir ki katılanın; çekimser, ürkek, içine kapanık; davranmadığını ortaya koyan bir durumdur! İddia edilen onca korkunç ve tüyler ürpertici olaylara rağmen katılanın; hayatının olağan akışta olduğunu, mahkemeye ispat etmek maksadı ile  sorduğum bir soruyu sosyal medya haberleri ve yorumları ile amansızca ve vicdansızca çarpıtanlara diyorum ki bir daha bilmeden yorum yapmayın ve yargısız infazdan sakının!</div>
<div>İddia edilen tecavüz olaylarının meydana gelmediği Adli Tıp Kurumu’nun raporu ile sabit olduğu halde katılanın,  hayatın olağan akışına aykırı beyanlarına dayalı olarak; yargılama 11 yıldır devam etmektedir. Bu  durum sanık  müdafi olarak bende ve müvekkillerde ızdırap haline geldi.  Yargılamayı yapan mahkemenin; sadece ve sadece katılanın;  akla, mantığa ve hayatın olağan akışına  uygun olmayan iddialarına  itibar etmesi ve bu iddialara göre karar verdiği için bu sefer o dönemde katılanın eğitim gördüğü öğretmenleri ve yakın sınıf arkadaşlarını araştırdım ve buldum.Katılanın o dönemde okuldaki hal ve davranışlarını sordum, katılanın sınıf ve yakın arkadaşları; katılanın o dönemde hal ve davranışlarında tecavüze uğrayan bir çocuk psikolojisinde olmadığını hatta gayet huzurlu ve neşeli olduğunu   ve okulda okul formasını da kısaltması nedeni ile sık sık öğretmenlerinin ikazına bile maruz kaldığını beyan ettiler.Tanıkları o celse müsait olmadıkları için duruşmada hazır etme imkanı bulamadım. Tanıklar o celse hazır olsa idi bu soruyu zaten katılana sormak durumunda kalmıyacaktım! Ama müvekkiller  tutuklu yargılandığı ve en temel hak olan kişi hürriyetlerinden yoksun oldukları için en azından katılana sorarsam belki doğruyu söylerse mahkemenin dikkatini bu noktaya çekebilirim düşüncesi ile   18.04.2024 tarihinde ki duruşmada “etek boyunu kısaltmaması ve daha usturuplu davranması ile ilgili öğretmenlerin uyarıları var mıydı ” şeklinde bir soru sordum. Bu soruyu şu an 27 yaşında olan katılana sordum.Amacım katılanın iddia ettiği korkunç tecavüz olaylarına rağmen psikolojisine yansıyan bir durumun olmadığını ortaya koymaktı.Zira katılan korkunç iddialarına rağmen  okulda hayatını; hayatın olağan akışına göre devam ettirmekte; davranışlarında üzüntü, içe kapanıklık, çekingenlik  gibi depresyon hali gibi durumlar bulunmamaktadır.Yargılamayı yapan mahkemeye; katılanın korkunç ve tüyler ürpertici  iddialarına rağmen davranışlarında bu iddiaların sonucu olabilecek hal ve durumun olmadığını ispata çalışmak için sorduğum soru; sosyal medya haber ve yorumlarında “katılan kısa etek giymişse iddia edilen cinsel istismar edilen olaylarını hak etmiştir” gibi amansız, pervasız saptırmalar yapılmıştır.El insaf! El insaf! Hilkat garibesi  diyorum bu  yorumlara! Aslında sadece bu soru değil katılanın beyanlarının doğru olmadığına yargılamayı yapan mahkemenin dikkatini çekmek için diğer  sanık müdafisi, sanıklar ve ben bir çok soru sormak istedik lakin yargılamayı yapan mahkece sorularımız kısıtlandığı ve sorduğumuz sorularla ilgili katılan yönlendirildiği için duruşmada gerginlik çıktı ve  duruşmaya ara verildi. Yargılamayı yapan mahkemece savunma hakkı kısıtlanmasa ve soru katılana yöneltilse idi zaten maksadım anlaşılmış olacaktı ki ve her nasıl olduysa; duruşmada sorduğum sorulardan sadece ve sadece “etek boyu kelimesi  cımbızlanmak “ sureti ile sosyal medyada haber edildi. Sosyalmedya haberlerinde soru sormaktaki maksadım çarpıtılarak bambaşka noktalara taşındı ve şahsımla ve tüm değerlerimle  ilgili haksız linç etme harekatı başlatıldı”</div>
<div></div>
<div></div>
<div>“ KATILANA İNSANLIK NAMINA YARDIMCI OLDUM”</div>
<div>Yargılamaya konu olayın katılanı, şu an 27 yaşında olup; evlidir. Katılan  ve ailesi 14 yıl sonra yargılamaya konu olayın haber yapılması ile ilgili rahatsızlık duymuş ve konunun haber yapılmasını istememişlerdir.13 Mayıs 2024 tarihinde yargılamaya konu olayın haber yapılması ile ilgili rahatsızlıklarına  vakıf oldum, katılanın annesi ile birlikte  haberin   yapılmaması ile ilgili gün boyu yoğun telefon trafiği yaparak haberi yapan basın görevlisi ve haberi yapan kurumun yetkilisi ile görüştük;   ricada bulunduk. Haberi yapan kurumun yetkilisi; haber konusunda katılanın ailesinin hassasiyeti nedeni ile  haberlerin görsel basında yayınlamayacağını tarafıma bildirdi.  Ancak 14.05.2024 tarihinde de haberin sosyal medyada paylaşılmaya devam etmesi nedeni ile aynı gün   katılan ve eşi ile birlikte haberle ilgili erişim engeli müracaatı için İstanbul Anadolu Adliyesinde görüştük. Katılanca ve tarafımca habere erişim engeli getirilmesi ile ilgili ayrı ayrı Sulh Ceza Hakimliği’ne müracaatta bulunuldu. Sanık müdafi olmama rağmen sadece insani mülahazalarla; katılana ve ailesine bu süreçte  yardımcı olmama rağmen  ad ve soy adlarını kamu oyunda paylaşacağım yönünde tehdit ettiğime dair iddialar akıl almaz ve korkunç iddialardır.</div>
<div></div>
<div>İftira atarak, haksız suçlamalarda bulunarak toplumun yüksek hassasiyet duyduğu kadın ve çocuk konusunda gereken özen ve araştırmayı yapmadan haber yaparak  toplumda  infial oluşturulmuş ve  gereksiz yere insanların üzülmesi ve huzursuz olmasına sebep olunmuştur.Nitekim korkunç bir senaryo ile oluşturulup; sosyal medyaya servis edilen haberlerle bir ilçenin, bir mahallenin insanları da zan altında bırakılmıştır.! Şahsımın maruz kaldığı haksızlığı ve zulmü anlatmaya da kelimeler yetmemektedir.”</div>
<div></div>
<div>AV. GÜLSÜN DOYGUN</div>
<div></div>
<div>HABER MERKEZİ</div>
<p> </p>
<p><iframe title="İNFİAL YARATAN CİNSEL İSTİSMAR OLAYI GERÇEĞİ YANSITMIYOR" width="618" height="348" src="https://www.youtube.com/embed/l_vw4tYQSDU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><iframe title="AVUKATTAN İLGİNÇ AÇIKLAMA" width="618" height="348" src="https://www.youtube.com/embed/cTBsJZBjESg?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AVRUPA’DA IRKÇI TERÖR HÜCRESİ NSU DAVASINDA KRİTİK SÜREÇ: ALMAN YARGITAY’I KARARI BOZACAK MI?</title>
		<link>https://sunucugazetesi.com/avrupada-irkci-teror-hucresi-nsu-davasinda-kritik-surec-alman-yargitayi-karari-bozacak-mi-h19411.html</link>
					<comments>https://sunucugazetesi.com/avrupada-irkci-teror-hucresi-nsu-davasinda-kritik-surec-alman-yargitayi-karari-bozacak-mi-h19411.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Aug 2021 11:37:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[DAVA]]></category>
		<category><![CDATA[YARGI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/avrupada-irkci-teror-hucresi-nsu-davasinda-kritik-surec-alman-yargitayi-karari-bozacak-mi-h19411.html</guid>

					<description><![CDATA[AVRUPA’DA IRKÇI TERÖR HÜCRESİ NSU DAVASINDA KRİTİK SÜREÇ: ALMAN YARGITAY’I KARARI BOZACAK MI? Almanya’da Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) ırkçı terör hücresi sanıklarına yönelik gerekçeli kararın açıklanmasının ardından tam 3 yıl geçti. NSU’nun hayattaki tek üyesi Beate Zschäpe hakkındaki 3 bin 25 sayfalık gerekçeli kararın ardından 19 Ağustos’ta yargıtay temyizle ilgili değerlendirmesini açıklayacak. Daha önce NSU &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>AVRUPA’DA IRKÇI TERÖR HÜCRESİ NSU DAVASINDA KRİTİK SÜREÇ: ALMAN YARGITAY’I KARARI BOZACAK MI?</p>
<p>Almanya’da Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) ırkçı terör hücresi sanıklarına yönelik gerekçeli kararın açıklanmasının ardından tam 3 yıl geçti. NSU’nun hayattaki tek üyesi Beate Zschäpe hakkındaki 3 bin 25 sayfalık gerekçeli kararın ardından 19 Ağustos’ta yargıtay temyizle ilgili değerlendirmesini açıklayacak. Daha önce NSU terör örgütüne destek ve cinayete yardım yataklık etmekten hüküm giyen diğer üç davalı ve federal başsavcılık da temyize gitmişti.</p>
<p>NSU davasının baş sanığı neonazi Beate Zschäpe, 11 Temmuz 2018 tarihinde, Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi tarafından 10 cinayet, 2 bombalı saldırı ve soygun gibi birçok suçtan müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi‘nin kararı açıklamasından 93 hafta sonra yargıçlar yazılı gerekçelerini sundular. Şimdi Federal Yargıtay’ın 19 Ağustos’ta değerlendirme yapması bekleniyor.</p>
<p>OLAYIN TAKILDIĞI NOKTA: “SUÇ MAHALLİNDE DEĞİLDİ“</p>
<p>“Nazi Gelin” olarak da ün salan Zschäpe’nin avukatı Matthias Grasel, o tarihte yaptığı açıklamada müvekkilinin “suç ortaklığı”ndan hüküm giymesinin hukuki bir dayanağının olmadığına işaret etmişti.</p>
<p>Zschäpe’nin avukatı Matthias Grasel iddiasını şu temele dayandırıyor: 8’i Türk toplam 10 kişinin katili neonazi terör hücresi Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) üyesi olan davanın baş sanığı Zschäpe hakkındaki gerekçeli kararda “İşbirliği içerisinde ve kasıtlı olarak, 10 kişiyi sinsice ve canavarca hisle öldürmüştür” ifadesi yer alıyor. Ancak Zschäpe’nin bugün yaşamayan neonazi suç ortakları Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos cinayetleri işlerken, Zschäpe olay yerinde bulunmuyordu.</p>
<p>ZSCHÄPE, FAİLLERLE BİRLİKTE KURBANLARI BELİRLEDİ Mİ?</p>
<p>Ancak, mahkeme, DW Türkçe’nin Mayıs 2020 tarihli haberine göre, farklı görüşte. Gerekçeli karara göre, mahkeme, Zschäpe’nin suç mahalini seçtiğine ve “faillerle birlikte saldırıların kurbanlarını belirlediğine” kanaat getirmişti. Dolayısıyla Zschäpe’nin herhangi bir suç mahalinde hazır bulunmaması, bunun yerine örgütün Zwickau’daki hücre evinde veya yakınlarında olması, mahkemenin kanaatine göre, kendisinin suçsuz olduğu anlamına gelmiyor. Hatta bunun aksine, Zschäpe’nin, suç mahalinde bulunmayarak arkadaşlarının yokluğunu “gizlemeyi” ve “güvenli bir geri çekilmenin” önkoşullarını sağlamayı amaçladığı sonucuna varılmıştı.</p>
<p>Dolayısıyla mahkeme, NSU üçlüsünün cinayetleri işlerken akıllıca bir işbölümü yaptığı kanısına varmıştı. Mahkemeye göre, Zschäpe, ideolojik nedenlerle işlenen tüm suçlara büyük bir ilgi duyuyordu. Bunlara NSU’nun bombalı saldırıları da dahildi. Mahkeme kararında, “Nasyonal sosyalist ve ırkçı tahayyüllerinden ötürü, Yahudiler ve yabancıların yurtiçindeki varlıkları, sanık Zschäpe’yi tiksindiriyordu” ifadeleri dikkat çekiyor.</p>
<p>ARD TERÖR UZMANI SCHMİDT’DEN OLASI SENARYOLAR</p>
<p>Alman kamu televizyonu ARD’nin Tagesschau programının haber portalında ARD terör uzmanı Holger Schmidt imzalı bir analizde, Beate Zschäpe dışındaki diğer dört sanığın suç ortağı oldukları kabul edildiği, 2011 yılından bu yana ise NSU ile bağlantılı diğer kadın ve erkek sanıklara yönelik soruşturmaların devam ettiğine işaret edilerek, muhtemel ancak henüz bilinmeyen suç ortaklarıyla yardımcılarının hâlâ araştırıldığı kaydedildi. Analizde şu vurgular dikkat çekti:</p>
<p>“Cinayetlerin işlendiği ve saldırıların olduğu yerlerde henüz suç ortakları saptanamasa da kurbanların yakınları suç ortakları konusundaki iddialarını sürdürüyorlar. Ancak temel tartışmalı konu, Zschäpe’nin kendisinin suç ortağı mı, yoksa sadece yardımcı mı olduğu konusu. Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi (OLG) ve Federal Başsavcı, her iki seçeneği de, yani olay yerinde olmadığını ancak tam olarak sorumlu olduğunu varsayıyor. Böhnhardt ve Mundlos’la birlikte planlama ve uygulamanın temel noktaları üzerinde çalıştığı konusunda ikna olursa Zschäpe de her iki Uwe gibi asıl suçlu varsayılacak.”</p>
<p>TEMYİZ BAŞVURUSU REDDEDİLİRSE TUTUKLULUK MAHKÛMİYETE DÖNÜŞECEK</p>
<p>Öte yandan Ceza Senatosu’nun beş yargıcının tamamı sanığın temyizini kabul edilemez bulur veya temelsiz olduğunu düşünürse, başka bir duruşma yapılmaksızın temyiz başvuruları reddedilebilir. Böylece OLG’nin kararı da geçerli olur.</p>
<p>Davanın diğer sanıkları Ralf Wohlleben, André Eminger ve Holger G., tutukluluk süreleri hükmedilen cezalardan düşük olduğu için hapis cezasına çarptırılabilirler. Zschäpe ise cezaevinde kalmaya devam edecek. Temyiz başvurusu reddedilirse, tutukluluk durumu mahkûmiyete dönüşecek.</p>
<p>Suçun özel ağırlığının tespit durumu devam ederse, 15 yıl hapis yattıktan sonra şartlı tahliye ile de salıverilmeyecek. Yargıtay, Münih kararını devam ettirebilir, değiştirebilir veya tamamen ya da kısmen mahkemeye geri gönderebilir.</p>
<p>YENİ BİR DURUŞMA OLURSA İZDİHAM YAŞANABİLİR</p>
<p>Bununla birlikte, terör uzmanı Holger Schmidt’e göre, teorik olarak, BGH’nin sözlü bir duruşma olmaksızın oybirliğiyle, ciddi yasal hatalar olduğu için yargılamanın bazı bölümlerinin yeniden açılması gerektiğine karar vermesi de mümkün. Böyle bir durumda, muhtemelen yine OLG Münih sorumlu mahkeme olacaktır, ancak başka bir senato yer alacak. Sanıkların BGH’den önce sözlü olarak dinlenip dinlenmeyeceği ve ne kadarının görüşüleceği ise belirsiz olacak. Çünkü muhtemelen korona zamanlarında lojistik bir zorluk söz konusu.</p>
<p>Schmidt’e göre, teorik olarak, sadece tüm savunma avukatları (sadece Zschäpe davasında dört kamu avukatı ve bir seçim savunma avukatı) değil, muhtemelen sanıkların kendileri, müdahil davacılar ve avukatları da duruşmaya gelebilir. BGH’deki sözlü temyiz müzakerelerinde nadiren izdiham olduğuna da işaret eden Schmidt “Ancak bu kesinlikle NSU davasında beklenebilir” dedi.</p>
<p>KURBANLARIN 19 AVUKATI: “KARAR HUKUK DEVLETİNİN İFLASININ BELGESİ”</p>
<p>Diğer taraftan NSU kurbanlarının 19 avukatı tarafından yapılan ortak açıklamada, mahkemenin gerekçeli kararı ”hukuk devletinin iflasının belgesi” olarak nitelendirilmişti. DW Türkçe’nin haberine göre, açıklamada avukatlar, delil toplama sürecinin sonuçlarının “tanınamayacak biçimde kısaltıldığını veya metinde bunlara küstah bir biçimde yer verilmediğini” savunmuşlardı. Üç sayfalık açıklamayı imzalayanlar arasında, babası cinayete kurban giden Gamze Kubaşık’ı temsil eden müdahil avukat Sebastian Scharmer de yer alıyor. Kubaşık’ın babası Mehmet Kubaşık, 2006 yılında terör örgütü NSU tarafından Dortmund’da öldürülmüştü.</p>
<p>PROF. DR. ABDURRAHİM VURAL- ALMANYA</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sunucugazetesi.com/avrupada-irkci-teror-hucresi-nsu-davasinda-kritik-surec-alman-yargitayi-karari-bozacak-mi-h19411.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
